Bir şey başlıyorsa bitmeye de mahkûmdur. Ama bazı şeyler sadece biçim değiştirir. 17 Ocak 2020’ydi. Başladım.Bir şeyin içime düştüğünü hissettim, yazdım.İlk yazı.Sonra bir daha, bir daha, bir daha.Şimdi elimde 98 yazı var.Ne hissettimse onu yazdım:Kimi bir araba camından içeri süzüldü, yol kenarında bir ağaç gibi durdu;kimi...

Kendinden Vazgeçmenin Bedeli “İnsan kendini başkaları için feda ettikçe, ne kalır geriye onu anlatacak?” dedi Ayna Adam, sessiz bir aynadaki yansıma gibi, gözlerinin ta içinden konuşarak. Sorduğu soru, sadece bir yankı değil; gecikmiş bir uyanıştı.  Bu yazı, o yankının peşine düşen bir yürüyüş olacak. Belki bir iz sürüş, belki...

Varlığı Duyulmayanların Sessiz Senfonisi Bas gibiyim, varlığım anlaşılmıyor olabilir ama yokluğum anında hissedilir. Aslında bu yazı yoktu aklımda, ama İbrahim Maalouf konserinde bas gitarın tınıları arasında bu cümle çıktı ağzımdan ve de paylaşmaya hazır yazımı demlenmeye bıraktırıp sahne aldı. Bir an sustu tüm ezgiler,Sanki salonun kalbi durdu.İçimde bir nota...

Bir soru, bir yankı, belki de bir iç hesaplaşma. Bir sabah sorusu bu. Belki de gece üç.Belki yeni uyanmışsın, ya da uykunun tam orta yerinde sormuş biri: Mutlu musun? Ayna Adam başını kaldırdı, pencerenin dışında devrilen gölgeleri izledi. “Mutlu muyuz?” diye düzeltti. Çünkü kimse kendi başına mutluluğu taşıyamaz. Taşısa da eksik olur.Hani...

Adil olmak, kazandırmaz çoğu zaman; ama kaybettiğinde, kaybetmediğini fısıldar: kendini. Hayır. Değil.En sonda yazmam gerekeni en başa yazsam, bu yazı burada biterdi belki. Ama niyetim o değil.Hayatın adil olmadığını anlamak için bir ömür yetiyor bazen.Nedenini sormuyorum artık, nasıl yaşanır bu adaletsizlikle, onu düşünüyorum. Ve çocuklarımız…Sırça fanuslarda, kırılgan...

Albert Camus, Sisifos Söyleni‘nde bizlere meydan okur:Sisifos’un sonsuz mücadelesini bir trajedi olarak değil, bir başkaldırı olarak görmemizi ister. “Onu mutlu olarak tasarlamak gerekir.” Çünkü Sisifos, taşını yukarı iterken kendi yazgısını kabul etmiştir. Ama kabul etmek ile boyun eğmek arasındaki farkı da anlamak gerekir.Kabul etmek, Sisifos gibi kaderini görüp ona rağmen mücadele etmektir; boyun eğmekse,...

İnsan, gerçeğin ne kadarını kaldırabilir? Prolog: Perde Kalkmadan Önce Viski dolabımda The Scotch Malt Whisky Society’den alınmış 9 yıllık bir Highland Malt var. Etikette yazan isim çarpıcı: “A Cinematic Rabbit Hole”. Ama hayır, bu gece konumuz viski değil.“William Wallace İskoç değil miydi?” der Ayna Adam, koltuğun kenarından gözlerini...

Bir perşembe sabahı, Derin’i alıp okula bırakıyorum. Tabi ki birçok kız babasının yaşadığı anlar; aradıktan 10 dakika sonra indi yine aşağı.Her seferinde 10 dakika önce ara ya da 10 dakika geç git bir kere de o beklesin diyorum.Kime diyorum ki?Ona, üst komşuya, zihnimin kıvrımlarında dolaşan...

Büyük bir çoğunluğumuz minimum haftada 45 saat çalışıyor. Hiç hesapladınız mı bilmiyorum ama emekli olana kadar yüzbin saatin üstünde çalışmamız gerekiyor. Hatta emekli olduktan sonra da çalışmaya devam ediyoruz. Hayatımızı uyumak ve çalışmak arasında geçiriyoruz.Yeni ve bilmediğiniz bir şey değil söylediklerim, farkındayım: fakat sayılaştırılınca çok...