Uzun zamandır sessiz kaldım.   Bir türlü kafamı toparlayıp bir şeyler yazamadım. Bu yaşadığımız pandemi dönemi gerçekten herbirimizi çok zorladı. Uzun zamandır yaptığımız basit şeyleri bile özler olduk.   Tünelin sonununda ışığı görür gibiyiz. Bu süreçte öğrendiklerimi yazmaya çalışıyorum. Korkarım ki, bu yaşadığımız dönemi ilerleyen yıllarda yine yaşama ihtimalimiz...

Manidar bir başlık seçtim bu haftaki yazıma.   Yıllardır biriktiriyorum; kafamda, dolabımda, hard disklerimde, çevrimiçinde, kütüphanemde hatta vücudumda. Artık neden biriktirdiğimi bile bilmiyorum. Sadece biriktiriyorum.   Birgün kullanırım diye olduğuna inanıyorum ama o gün de Godot’un gelişine benziyor. Godot gelmeyecek ya da gelse bile fark etmeyeceğiz. Ya da Godot...

Bazı insanların sırf normal olabilmek için, olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez.   1 yıl önce Albert Camus’un bu alıntısı ile başlamıştı blog yazmaya. Bir yıl geçmiş bile. Bu haftaki tefrikada “blogger” olarak ilk yılımı değerlendirmeye çalıştım. Bir nevi bir “Z Raporu” gibi bir şey oldu.   “Bir Mühendisin...

Yılın son pazarı , erken kalktım. Sabah kalktığımda kendime söz verdim: başlanmış ama bitirilmemiş yazılara vakit ayıracağım diye. Sonrasında ise yattığım yerden müzik dinleyerek hayaller kurdum. Kendime verdiğim sözü tutmak yerine “aylak adamcılık” oynamayı seçtim. Günümü tam böyle bitirmeyi planlarken bir kırılma anı yaşadım ve bilgisayar...

Büyük bir çoğunluğumuz minimum haftada 45 saat çalışıyor. Hiç hesapladınız mı bilmiyorum ama emekli olana kadar yüzbin saatin üstünde çalışmamız gerekiyor. Hatta emekli olduktan sonra da çalışmaya devam ediyoruz. Hayatımızı uyumak ve çalışmak arasında geçiriyoruz.Yeni ve bilmediğiniz bir şey değil söylediklerim, farkındayım: fakat sayılaştırılınca çok...

18 Ekim tarihli son blog yazımdan sonra, o kadar karışık bir dönem yaşadım ve yaşadık ki, bir türlü klavyenin başına oturup taslakları toparlamak içimden gelmedi.   Önce eşim covid oldu ve temaslı olarak 14 gün sürecek ev hapsim başladı. Tahliyeme yakın İzmir depremiyle önce sallandık sonrasında ise...

Yarın okullar açılıyor ya da açılıyor gibi yapılıyor.    Çocuğu olan ya da okul giden yakını olan her birimizi bir endişe aldı gidiyor. Sanki virüsün yayılmasının tek nedeni okullar olacakmış gibi açılmasın diyen büyük bir çoğunluk var.   Haksız da değiller, virus okulların açılması ile yayılabilir. Ama zaten yayılmıyor...

En son yazımı 18 Temmuz’da yayınlamışım. Sıcaklardan olsa gerek son bir aydır, yazılar bir türlü tamamlanmadı. Bir sürü taslak yazı oluştu ama elim bir türlü gitmedi klavyeye.   En sonunda artık bu tembellikten kurtulmalıyım diyerek silkelendim ve ekranın başına oturdum. Daha pişmemiş olanlar yerine yeni bir şeyler yazarak...

Dün 18 Temmuz idi, buruk bir gün: Naduş’u sonsuzluğa uğurladığımız gün. Naduş kim mi? Anaannem, anaannemiz, anaanneniz. Onu anaannem ya da anaannemiz diye sahiplenmem mümkün değil. Çünkü kendisi, benim ve kardeşlerim kadar bütün arkadaşlarımızın anaannesiydi. Hatta pazarcıların ve esnafın annesi.   Zor bir hayat yaşamış, zor bir...