Manidar bir başlık seçtim bu haftaki yazıma.   Yıllardır biriktiriyorum; kafamda, dolabımda, hard disklerimde, çevrimiçinde, kütüphanemde hatta vücudumda. Artık neden biriktirdiğimi bile bilmiyorum. Sadece biriktiriyorum.   Birgün kullanırım diye olduğuna inanıyorum ama o gün de Godot’un gelişine benziyor. Godot gelmeyecek ya da gelse bile fark etmeyeceğiz. Ya da Godot...

Hilmi Dedem, Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra Elhamra Sinemasında stajer makinistlik yapmış 30’larda. 1940’larda da Aydın Park Sineması’nda makinistlik yapmış. Makinist Hilmi Gülman’ın torunu olarak, hem de Hilmi ismini taşırken sinemaya ilgisiz kalmam tabi ki mümkün değildi.    Sinema, tıpkı müzik gibi hayatıma renk katan...

Ben bir “televizyon çocuğuyum”, tıpkı çocuğumun “internet çocuğu” olduğu gibi.  Onun çocuğu yani torunum da büyük bir ihtimalle “arttırılmış gerçeklik” ya da “sanal dünya” çocuğu olacak.    Konuyu dağıtmayalım, çizgi film kahramanlarıyla başlayan yazı serime televizyonla devam ediyorum. Üçlemeyi sinema ile bitirmeyi planlıyorum.   Başlığı arakladım, hatırlamayanlar için Okan Bayülgen’in...

Televizyonla büyüyen ilk jenerasyonun bir ferdiyim.    Evlere televizyonlar daha yeni yeni girmeye başladığı dönemleri hayal meyal olsa da hatırlayabiliyorum. Gerek yayın saatinin gerekse de yayın miktarının kısıtlı olduğu bir dönemde seyredecek daha çok kaliteli şey olduğunu sadece ben mi düşünüyorum acaba?   İşte böyle bir ruh halinde yazmaya...

  SJ93 Ölüm müfrezesi, Karayip Körfezinde Cancun ve Havana’da gerçekleştirdikleri başarılı operasyon sonrası eve dönmüşlerdi.    Ardından acil kod çağrısı ile Belgrad çıkartmasını ve ardından da Gürcistan Kar Kurdu operasyonlarını da alınlarının akıyla tamamladılar. Karada, havada ve denizde dosta güven ve düşmana korku salıyorlardı. Fakat uyanık olmak zorundaydılar,...

Bazı insanların sırf normal olabilmek için, olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez.   1 yıl önce Albert Camus’un bu alıntısı ile başlamıştı blog yazmaya. Bir yıl geçmiş bile. Bu haftaki tefrikada “blogger” olarak ilk yılımı değerlendirmeye çalıştım. Bir nevi bir “Z Raporu” gibi bir şey oldu.   “Bir Mühendisin...

18 Ekim tarihli son blog yazımdan sonra, o kadar karışık bir dönem yaşadım ve yaşadık ki, bir türlü klavyenin başına oturup taslakları toparlamak içimden gelmedi.   Önce eşim covid oldu ve temaslı olarak 14 gün sürecek ev hapsim başladı. Tahliyeme yakın İzmir depremiyle önce sallandık sonrasında ise...

“Futbol asla sadece futbol değildir”   der Simon Kuper. Bir şehrin, bir ülkenin karakter veya inanç gösterisi ya da hürriyet mücadalesidir. Atletizm haricinde neredeyse diğer tüm spor branşları bir şekilde bir araca ihtiyaç duyar.    Ama futbol oynamak için iki taş ile sıkıştırılmış kağıtlardan bir top yapabilir ve herhangi...

20 yıllık bir mühendis olarak yaşadıklarımdan öğrendiklerim var. Sözün uçup yazının kaldığı bir dünyada, “Bir Mühendisin Gündüz Düşleri” tefrikasının bu sayısını, mühendis adaylarına ve genç mühendislere, belki fayda sağlar diye, bu zamana kadar deneyimlediklerime ayırdım. Çok iyi bir mühendisim, en iyisi benim diye bir iddiam yok....

Yarın okullar açılıyor ya da açılıyor gibi yapılıyor.    Çocuğu olan ya da okul giden yakını olan her birimizi bir endişe aldı gidiyor. Sanki virüsün yayılmasının tek nedeni okullar olacakmış gibi açılmasın diyen büyük bir çoğunluk var.   Haksız da değiller, virus okulların açılması ile yayılabilir. Ama zaten yayılmıyor...