Yarın okullar açılıyor ya da açılıyor gibi yapılıyor.    Çocuğu olan ya da okul giden yakını olan her birimizi bir endişe aldı gidiyor. Sanki virüsün yayılmasının tek nedeni okullar olacakmış gibi açılmasın diyen büyük bir çoğunluk var.   Haksız da değiller, virus okulların açılması ile yayılabilir. Ama zaten yayılmıyor...

En son yazımı 18 Temmuz’da yayınlamışım. Sıcaklardan olsa gerek son bir aydır, yazılar bir türlü tamamlanmadı. Bir sürü taslak yazı oluştu ama elim bir türlü gitmedi klavyeye.   En sonunda artık bu tembellikten kurtulmalıyım diyerek silkelendim ve ekranın başına oturdum. Daha pişmemiş olanlar yerine yeni bir şeyler yazarak...

Dün 18 Temmuz idi, buruk bir gün: Naduş’u sonsuzluğa uğurladığımız gün. Naduş kim mi? Anaannem, anaannemiz, anaanneniz. Onu anaannem ya da anaannemiz diye sahiplenmem mümkün değil. Çünkü kendisi, benim ve kardeşlerim kadar bütün arkadaşlarımızın anaannesiydi. Hatta pazarcıların ve esnafın annesi.   Zor bir hayat yaşamış, zor bir...

Yeni normalin vazgeçilmez aksesuarı oldu maskelerimiz.Yılın başında, artık maskesiz dışarı çıkamayacaksınız deselerdi güler geçerdim. Ama şu an sokaklarda gezerken, kendimi distopik bir bilim kurgu filmin içinde figüran gibi hissediyorum. Sokakda maskesiz birini gördüğümde ise aşağılayıcı gözlerle onu süzüyorum. Hatta elimde olsa uyaracağım. Aynı kaldırımda karşı...

“Herkesin bir öyküsü vardır ama herkesin bir şiiri yoktur.” Bunu ben mi söyledim yoksa bir yerlerde mi okudum hatırlamıyorum. Mütevazilik yaparak; “kesin okumuşumdur” diyerek devam ediyorum. Bu hafta şiirlerle olan tutkumu yazmak istedim. Şiir falan yazabildiğim yok tıpkı roman ve hikaye yazamadığım gibi.   İlkokulda 23 Nisan törenlerinde...

Bugün Babalar günü, hafta sonu için Kuşadası’na baba ocağına geldim.   2 Şubat’tan beri annemle babamı görme şansım olmadı yüz yüze. Gün boyunca sosyal medyada onlarca harika babalar günü paylaşımı gördük. Bende bir paylaşım yaptım ama sadece onunla kalamazdım; Babalar günü, babam ve babalık hakkında yazmak da...

Benim Can Kardeşim,Yılın o günü geldi de geçiyor bile…Aslında yaşamın her günü,kutlanası bir ödül ama…Ben bugün de sana;Sağlıklı, huzurlu, mutlu, umutluve kutlu nice güzel yaşlara…Sevdiklerinle ve sevgiyle… Diyorum ve… Bu üsteki paylaşım senin yaşgünümde paylaştığın…   Bu sefer sıra bende, şimdi ben de senin yaş gününü kutlayacağım ama biraz...

Bir haftadır, sosyal medyada, benim de içine katıldığım ve birçok arkadaşımı da dahil ettiğim bir albüm paylaşma etkinliği var. Bir bulaşının nasıl yayıldığını bizlere çok güzel gösterdi. Bu bulaşısı yüksek paylaşım çılgınlığı, bende müzik üzerine birşeyler yazma arzusu doğurdu.   Benim, müziğin içinde bir yazıda olmam gerçekten büyük...

Daha önce yazmıştım Adalı’yım diye, ilkokulu orada bitirdim. Ailem, köklerim hala orada.Bu hafta bir anda aklıma geldi çocukluğum ve gençliğimin Kuşadası. Onu yazmak istedim bu hafta. Coşkun Sabah adaya yazdığı şarkı ile başlayalım yazıya; Ne zaman aşk arasamİçimde bir ümit varNe zaman sevdalansamAklımda hep bir yer varKuşadası...

Apita dedem bayram sabahı her zamanki gibi erkenden kalkmıştı. Yatmadan önce bayram namazı saatin kontrol etmiş ve ona göre güzergahını planlamıştı. Erken gideceği için o saatte çiçekçi bulamam diye tedbirli davranmış ve bir gün önceden almıştı çiçekleri. Sabah kalktı, abdestini aldı ve ilk durağı Adalızade Mezarlığına...